Seyahate Çıkıyorum Yaşasın! Ama?


Sevgili gezginler, maceraperestler ve koltuklarında seyahat hayalleri kuranlar!

Nihayet o gün geldi çattı. Bavullarınız hazır, pasaportunuz cilalanmış ve siz, yeni maceralara atılmak için sabırsızlanıyorsunuz. Ama durun bakalım, bu coşkuyla yanlışlıkla şortunuzu değil de kışlık montunuzu bavulunuza atmayın! İşte size seyahate çıkmadan önce yapmanız gerekenler hakkında mizah dolu bir rehber:

  1. Bavul Hazırlığı: “Acaba 15 çift ayakkabı yeter mi?” Sendromu
    Bavul hazırlamak, kadınlar için “Acaba 15 çift ayakkabı yeter mi?” erkekler için ise “Üç tane tişört yeter de artar bile” ikilemidir. Öncelikle gideceğiniz yerin hava durumunu kontrol edin. Eğer tropik bir yere gidiyorsanız, yanınıza kazak alarak “Aman üşütmeyeyim” paniği yaşamayın. Ya da tam tersi, Sibirya’ya gidiyorsanız, yanınıza şort alarak “Güneşlenirim” hayalleri kurmayın. Hava durumunu kontrol etmek hem bavulunuzda gereksiz eşyaların yer tutmasını ve hem de gereksiz yük taşımanızı engeller. Önceden giysilerinizi bir biri ile bir çok kombin oluşturacak şekilde seçmeniz hem bavulunuzu rahatlatacak hem de size pratiklik sağlayacaktır. Bavulunuzu hazırlarken, her şeyin birbiriyle uyumlu olmasına dikkat edin. Yoksa tatilde “Benim eteğim nerede?” diye dolanıp durursunuz.
Photo by Timur Weber on Pexels.com

2. Evden Çıkış Ritüeli: “Acaba ocağı kapattım mı?” Paranoyası
Evden çıkmadan önce ocağı, ütüyü ve doğalgazı kontrol etmek, her seyahat severin yaşadığı bir paranoyadır. “Acaba kapattım mı?” sorusu, kapıdan çıktıktan sonra bile aklınızı kurcalamaya devam eder. Bu yüzden, evden çıkmadan önce bir kontrol listesi hazırlayın ve her şeyi tek tek işaretleyin. Hatta isterseniz, evden çıkışınızı videoya kaydedin ve daha sonra izleyerek kendinizi rahatlatın 🙂

3. Havaalanı Macerası: “Uçağı kaçırmayayım” Stresi
Havaalanına zamanında gitmek, seyahatin en stresli kısımlarından biridir. Özellikle de uçağınızı kaçırma korkusu, sizi ter basmasına neden olabilir. Bu yüzden, havaalanına en az 3 saat önce gidin ve check-in işlemlerinizi erkenden halledin. Hatta mümkünse, online check-in yaparak bu stresi biraz azaltabilirsiniz. Havaalanında beklerken, yanınıza bir kitap veya dergi alarak zamanınızı değerlendirebilirsiniz. Ya da etrafınızdaki insanları gözlemleyerek, seyahatinizle ilgili ilham alabilirsiniz.

Photo by JESHOOTS.com on Pexels.com

4. Seyahat Sırasında: “Aman kaybolmayayım” Endişesi
Seyahat sırasında kaybolmak, her gezginin başına gelebilecek bir durumdur. Özellikle de bilmediğiniz bir şehirdeyseniz, kaybolma olasılığınız daha da artar. Bu yüzden, yanınıza mutlaka bir harita veya gideceğiniz yerin offline haritasını telefonunuza indirin . Ayrıca, telefonunuza gideceğiniz yerle ilgili bilgileri indirin ve internet bağlantınızın olduğundan emin olun. Eğer kaybolursanız, panik yapmayın ve çevrenizdeki insanlardan yardım isteyin. Unutmayın, kaybolmak da seyahatin bir parçasıdır ve bazen en güzel maceralar, kaybolduğunuzda başlar.

Photo by Kampus Production on Pexels.com

5. Dönüş Sendromu: “Keşke tatil hiç bitmeseydi” Hüznü
Tatil bittikten sonra, eve dönmek çoğu insan için hüzün verici bir durumdur. “Keşke tatil hiç bitmeseydi” düşüncesi, sizi günlerce etkisi altında bırakabilir. Bu sendromdan kurtulmak için, tatilde yaşadığınız güzel anıları hatırlayın ve fotoğraflarınıza bakın. Ayrıca, bir sonraki seyahatinizi planlamaya başlayarak, motivasyonunuzu yüksek tutabilirsiniz. Unutmayın, her bitiş yeni bir başlangıçtır ve bir sonraki tatiliniz, sizi daha da güzel maceralara götürecektir.


Unutmayın, seyahat etmek sadece yeni yerler görmek değil, aynı zamanda yeni deneyimler yaşamak ve kendinizi keşfetmektir. Bu yüzden, seyahatinizin her anının tadını çıkarın ve maceraya açık olun!

zerring tarafından yayımlandı

Gez, Keşfet, Dene, Öğren

Yorum bırakın