3. Bölüm: Yola Çıkmadan Önce Önemli Hazırlıklar
Her yolculuk bir heyecanla başlar, ama bu heyecanın arkasında bazen oldukça yoğun bir hazırlık süreci vardır. Özellikle uzun süreli yurt dışı seyahatlerinde her detayı önceden düşünmek gerekiyor.
Benim için ilk önemli seyahat hazırlığı; ben yurtdışındayken evdeki can dostlarımın sağlıklı ve güvenli bakımını sağlayacak bir ayarlama yapmak. Genellikle daha önceki seyahatlerimde yakın çevrem bana bu konuda yardımcı oluyordu fakat herkesin yoğun iş ve aile yaşantısından dolayı bu duruma daha pratik bir çözüm bulmam gerekti. Seyahate gideceklerin petlerine bakım sağlayan pet hoteller günümüzde yaygın. Fakat pet hotel yerine evine gelip bakım sağlayan bir çözüm benim için daha mantıklıydı. -Evinize gelip bakım sağlayacak birini bulabilmenize yardımcı olan birçok uygulama son zamanlarda yaygınlaştı. Benim yaşadığım yerde maalesef bunlar çok aktif değil ama sorun değil, ufak yerde yaşamanın avantajını kullanarak biraz araştırma ve çabayla bu durum çözülmüş oldu. Son 2 yıldır can dostlarımın bakımı için hizmet alıyorum. Onların güvende olduğunu bilmek, içim rahat bir şekilde yola çıkmamı sağlıyor.

Pet bakımı için hazırlanmış birkaç tane uygulamayı buraya bırakıyorum: Petsurfer, PetsitterTR, Petner, Armut (Ben bu uygulamaları kullanmadım fakat belki sizin işinize yarar)
Bu seyahatte benim için 2. önemli konu Bali’de kaldığımız yerlerde yakın mesafelere ulaşımı nasıl sağlayacağımızdı. Bunun en kolay ve avantajlı yolu motor kiralamak. Uzak Doğu’da motor kullanabiliyor olmak kişiye harika bir özgürlük sağlıyor. Bu özgürlüğün avantajlarının yanında eğer ki motorda iyi değilseniz bazı dezavantajlarda beraberinde gelebiliyor. Bali fikri ortaya çıktığında motor kullanmak benim aklımda yoktu. Arkadaşım gaza gelip Bali’de motor kullanırız bir Scooterı sürmek ne kadar zor olabilir ki diye bu fikri ortaya attı. Bunu hep yapmak istememe rağmen oralardaki çılgın trafik, kaos, karmaşa, motor kazası sonucu yara bere içinde kalanları bolca gördüğüm için ilk etapta bu fikre pek sıcak bakmadım. Ama yine de bu fikir beni heyecanlandırmıştı. Motor kullanacaksak bu işi doğru yoldan yapalım diyerek motor kurslarını araştırmaya başladım. Arkadaşlarımın tavsiyesi ile de çok iyi bir şoför okuluna denk geldik (Etkin Şoför Okulu). 1 aylık harika bir eğitim sürecimiz oldu. Manuel motorla başlayıp son dersimizde de Scooter kullandık. Manuel motor kullandıktan sonra Scooterlar oyuncak gibi geldi. Buna rağmen manuel motorlarda kendimi daha güvende hissettiğimi itiraf etmeliyim. Güvenli sürüş ile ilgili bir çok şey öğrendik, uyguladık ama yine de oradaki trafiği görünce tırsıp vazgeçme ihtimalimiz hala mevcut 🙂

Gelelim 3. önemli konuya, kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir konu; sağlık. Seyahate çıkmadan önce sağlıkla ilgili yapılması gerekenler, gidilecek bölgenin koşullarına göre mutlaka planlanmalıdır. Özellikle tropikal ya da egzotik bölgelere seyahat ediyorsanız, bölgeye özgü hastalıklara karşı önlem almak büyük önem taşır. Bu nedenle ilk adım olarak bir Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı ile görüşmek bence iyi bir adımdır. Gidilecek ülkede yaygın olan hastalıklar öğrenilmeli, varsa zorunlu ya da önerilen aşılar yaptırılmalı; örneğin Hepatit A ve B, tifo, sarı humma gibi aşılar bazı bölgeler için hayati öneme sahiptir. Ayrıca antikor testleriyle bağışıklık düzeyleri kontrol edilebilir. Ben yıllar önce ilk Uzak Doğu seyahatimden önce Hepatit B aşılarımı yapmıştım. O yüzden tekrar bu kontrollere gerek duymamıştım. Fakat arkadaşım bir doktora danışmamız konusunda ısrarcı oldu. İyi ki de olmuş. Bali için aşı uyarısı olarak Hepatit A ve B aşıları vardı uluslararası sistemde. Doktorumuzda bu doğrultuda bizden Hepatit A ve B için antikor testleri istedi. Ben her ikisine de bağışıklığım olduğuna yüzde yüz emindim fakat sonuç şok etti. Ben ne Hepatit A ne de B’ye karşı bağışıkmışım. Doktorum benim için hemen bir aşı düzenlemesi yaptı ve gitmeden Hepatit A’nın 1 dozunu, Hepatit B’nin de 2 dozunu yaptırmış oldum. Yaklaşık 12 yıl başıma bir şey gelmeden seyahat etmiş olmayı bir şans olarak mı görmeliyim bilemedim. Siz siz olun seyahat etmeyecek olsanız bile Hepatit A ve B antikorlarınıza baktırın ve tedbirinizi alın. Seyahatin ne zaman kapınızı çalacağı belli olmaz.

Bunun dışında seyahatteyken böcek ısırıklarına karşı önlem almak, su ve gıda hijyenine dikkat etmek ve yanınızda temel sağlık malzemelerini bulundurmak da yolculuğunuzu güvenli hale getirecek önemli adımlardandır. Mutlaka kendinize mini bir ilk yardım çantası hazırlayın. Benim bu çantadan asla eksik etmediğim bir kaç temel ilaç var ve bunlar kesinlikle hayat kurtarır: Panadol, Voltaren, Meptamit, Reflor ve böcek ısırıklarına karşı herhangi bir krem. Bir kaç kere Uzak Doğu seyahatimde besin zehirlenmesi yaşamıştım ve bu ilaçlar inanılmaz faydalı oldu. Tabii ki bu tarz ilaçlar oralardaki eczanelerde de bulunabilir. Fakat kendi bildiğiniz ilacı yanınızda taşımanız daha güvenli. Biz bu ilaçları doktorumuza danışarak yanımıza alıyoruz onu da belirtmek isterim. Seyahatteyken daha ciddi durumlarla karşılaşırsanız mutlaka oradaki bir hastaneye başvurun.

Sağlıkla ilgili bir diğer önemli konu seyahat sigortası yaptırmak. Bir çok sigorta acentesinin seyahat sigortası mevcut. Acenteler genelde gideceğiniz ülkeye ve kalacağınız süreye göre size bir teklif sunar. Bir kaç yerden teklif alıp size uygun olanı yaptırmanızı tavsiye ederim. Biz Anadolu Sigortadan yaptırdık ve 16 gün için 20€ tutarında bir para ödedik.
Ve sırada 4. önemli konu gideceğiniz yerin vize işlemlerini yaptırmak. Her ülke için farklı bir vize sistemi olabilir. Online vizeler, kapı vizeleri, vize için ön hazırlık , evraklar vs. Ülkeye vardığınızda sizin geçişinizde kolaylık sağlayacak vize işlemini seçmek size zamandan tasarruf ettirir. Okuduğum bloglarda Bali için genelde online vize öneriliyordu. Havaalanında vize almak için en az 2 saat bekleyenler oluyormuş. Bali için online vize almak çok kolay , işlemi tamamlar tamamlamaz hemen vize onay mailiniz geliyor. Vize ücreti için 28.90€ ödedim. Vize için http://www.evisa.imigrasi.go.id Endoneyza’nın resmi vize sitesini kullanın. Bunun yanında yine okuduğum bloglarda 2024 itibari ile Bali’yi ziyaret edecek turistler için turist vergisi gelmiş. Henüz aktif bir şekilde işleme konmamış yani aktif kontrolü yapılmıyormuş. Ben yine de ne olur ne olmaz 10 dolar değerindeki bu vergiyi ödedim. Bu vergi Bali Tourist Tax ya da Bali Tourist Levy olarak geçiyor. Bunu Resmi sitesinden yapmanız öneririm arada sahte hesaplar varmış.

Ve son önemli konu seyahatin kendisini planlamak. Hangi bölgede kaç gün kalacağız, neler yapacağız, yeme-içme, ulaşım, konaklama nasıl olacak gibi sorular çılgınca üşüşüyor insanın kafasına günler yaklaştıkça. Son 1 aydır tüm planlamaları kaba taslak yaptım. Kaba taslak diyorum çünkü genel olarak gideceğimiz bölgelerdeki otelleri ayarladım, oralarda yapılacakları da akışına bıraktım. Okuduğum bloglar izlediğim vloglar sonucunda Bali’nin öyle 15 günde görülüp tamamlanacak bir yer değil bir kaç sefer daha seyahat edilmeyi hak eden bir yer olduğuna karar verdim. Tabii bakalım umarım hislerimde yanılmam…

Sanırım her şey tamam şimdi geriye sadece bavulları hazırlayıp yola çıkmak kaldı. Bavul hazırlığı da bir sonraki bölümün yazısı olsun:)